Tüm Makalelere Dön
CEZA MUHAKEMESİ CMK m. 116 - 119 Anayasa Mahkemesi Kararları

Arama Kararı, Önleme Araması ve Hukuka Aykırı Delillerin Delil Değeri

"Anayasa'nın 38/6. maddesi uyarınca 'Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.' Bu ilke, hukuk devletinin temel güvencesidir."

1. Adli Arama Kararının Şartları (CMK m. 116 - 119)

Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe bulunması halinde şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir. Arama kararı kural olarak hakim tarafından verilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının, savcıya ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emriyle arama yapılabilir.

2. Önleme Araması ile Adli Arama Arasındaki Kritik Fark

Önleme araması, suç işlenmesinin önlenmesi ve kamu düzeninin sağlanması amacıyla genel nitelikte yapılır. Somut bir suç şüphesinin doğduğu andan itibaren önleme araması kararına dayanılarak adli delil toplanamaz; derhal adli arama kararı alınması zorunludur.

Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu İçtihadı

Yargıtay CGK, 2019/335 E. , 2021/110 K.: "Somut suç şüphesinin mevcut olduğu durumlarda, önleme araması kararına dayanılarak yapılan üst ve araç araması hukuka aykırıdır; bu arama neticesinde elde edilen deliller mutlak delil yasağı kapsamında olup mahkûmiyete dayanak yapılamaz."

3. Zehirli Ağacın Meyvesi İlkesi

Hukuka aykırı şekilde yapılan bir arama sonucu ele geçen suç unsuru eşyalar veya bu arama neticesinde ulaşılan ikincil deliller de hukuken geçersizdir. Yargılamada delil değerlendirme yasağı derhal ileri sürülmelidir.