BKY HUKUK MAKALE BKY HUKUK YAYINI

Ceza Hukuku Taksir Pratik Uygulama 002

HUKUK DALI: Ceza Hukuku

============================================================

Basit şekliyle taksir, bir kişinin kendisinden beklenen özen ve dikkati göstermeden sergilediği davranışın kanunda öngörülen sonuca yol açması durumudur. Taksirde failin iradesi neticeye değil, fiilin icrasına yöneliktir. Buna karşılık meydana gelen neticenin, objektif ölçütlere göre öngörülebilir olması gerekir. Bu yönüyle taksir, kasten işlenen fiillerden ve tamamen rastlantısal sonuçlardan ayrılır.

Taksir sorumluluğunun doğabilmesi için dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali ile meydana gelen zarar arasında hukuken geçerli bir nedensellik bağının bulunması gerekir. Hukuk düzenleri, kişilerin toplumsal yaşamda başkalarının hayatı, vücut bütünlüğü veya malvarlığı bakımından tehlike yaratabilecek faaliyetlerde bulunurken belirli bir özen standardına uygun davranmalarını öngörür. Bu standardın ihlali hâlinde, kast bulunmasa dahi, fiilin niteliğine göre cezai veya hukuki sorumluluk gündeme gelebilir.

Taksir kavramı, tarihsel olarak Roma hukukundaki culpa öğretisi çerçevesinde ele alınmış; Orta Çağ boyunca farklı hukuk sistemlerinde çeşitli görünümler kazanmış ve modern hukukta suçun manevi unsuruna ilişkin bir değerlendirme ölçütü olarak kabul edilmiştir. Günümüzde taksir, Kara .

== Tanımı ve düzenlenme amacı ==

Arapça kökenli bir kelime olan taksir, sözlük anlamı itibarıyla bir işi eksik yapma, kusur etme anlamına gelir. Taksir kavramı, kişilerin davranışlarında makul özeni gösterme ve bu davranışların diğer kişilere veya mallara karşı neden olabileceği öngörülebilir zararları dikkate alma yükümlülüğü ile ilgilidir. Bu kavramda irade, hukuken yasaklanan neticeye değil fiilin icrasına yöneliktir. Yani, kişi gerçekleştirdiği fiilin sonuçlarını doğrudan istemese de olağan sonuçların oluşabileceğini öngörmesi beklenir. Dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali üzerinde yoğunlaşan taksir ise kişinin bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi sonucu ortaya çıkan zarara dayalı sorumluluğu ifade eder ve bu yönüyle hukuki sorumluluğun salt ihmale dayandığı suçlardan ayrılır. İhmali suçlarda sorumluluk, failin yerine getirmekle yükümlü olduğu bir davranışı gerçekleştirmemesine dayanırken; taksirde kusur, icrai davranışın özen yükümlülüğüne aykırı şekilde gerçekleştirilmesi suretiyle ortaya çıkar. Dolayısıyla taksirli sorumluluk, özel bir garanti yükümlülüğünün ihlaline değil, genel dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlaline dayanmaktadır. Taksirli sorumlulukta cezai yaptırım, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış sonucunda kanunda öngörülen bir zararın veya hukuken önem taşıyan bir neticenin meydana gelmesine bağlıdır. Bu yönüyle de taksir, zarar doğması aranmaksızın sadece korunan hukuki değere yönelik bir tehlikenin gerçekleşmesini cezai sorumluluk için yeterli gören tehlike suçlarından ayrılmaktadır.

Taksirli suçların cezalandırılması, toplumsal düzenin korunması ve bireylerin daha dikkatli ve özenli davranmalarını teşvik etmek amacı taşır. Bu şekilde, bireylerin sadece kendi çıkarlarını değil, aynı zamanda toplumsal çıkarları da gözeterek hareket etmeleri sağlanır. Hukuk düzeninin bu alandaki amacı, potansiyel zararların önlenmesi ve toplumsal yaşamın güvenliğinin sağlanmasıdır.

== Türleri ==

Taksir, failin meydana gelen neticeyi önceden öngörüp öngörmediğine göre iki temel görünüme ayrılır: bilinçsiz (basit) taksir ve bilinçli taksir. Her iki türde de fail neticeyi istemez. Ayrım, failin neticeyi zihninde canlandırıp canlandırmadığı noktasında belirginleşir. İkili tasnif özellikle Kara ässigkeit kavramlarıyla ifade edilir.

=== Bilinçsiz (basit) taksir ===

Bilinçsiz taksirde fail, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davransa da meydana gelen neticeyi hiç öngörmemiştir. Oysa kendisinden beklenen özeni gösterseydi bu neticeyi öngörebilecek durumdadır. Taksirin olağan ve asıl görünümü budur. Türk Ceza Kanunu'nun 22. maddesinin ikinci fıkrasındaki tanım da bu türe karşılık gelir. Buna göre taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesinin öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. Failin neticenin gerçekleşme olasılığını dahi fark etmediği, yalnızca dikkatsiz davrandığı bu hâl Alman doktrininde unbewusste Fahrlässigkeit olarak adlandırılır.