HUKUK DALI: Ceza Hukuku
============================================================
Japonya hukuk sistemi, Japonya'da hukuken düzenlenen kuralların bütünüdür.
== Tarihsel Gelişmeler ==
Modern Öncesi Tarih
Japonya'nın erken dönem hukukunun ciddi ölçüde Çin hukukundan etkilendiği düşünülmektedir. 7. yüzyılda gelişen ve kanunlaşan Ritsuryō öncesi dönem hakkında çok az bilgi bulunmaktadır. Çin karakterlerinin Japonlar tarafından kabul görüp uyarlanmasından önce Japonlar tarihlerini kaydedebilecekleri yazı sistemlerine sahip değillerdi. Çin karakterlerinden Japonlar daha önceki yüzyıllarda haberdardı. Ancak söz konusu harfleri kendi dillerine uyarlamaları üçüncü yüzyılda gerçekleşti. Bunun sebebi Japonların kıta medeniyetlerinin kültürel bakış açısını edinmedeki istekleriydi. Bu istek genel olarak doğrudan Çin ana kara imparatorluklarından değil, Kore krallığı gibi komşu ülkelerden kaynaklanmıştır.
Konfüçyüsçülük (Çin) ve Budizm (Hindistan) sırasıyla MÖ 522 ve 284-5 tarihlerinde resmi olarak kabul görmüş ve yerel Japon düşünce sistemi ve etiğine kalıcı şekilde yerleşmiştir. David, Zweigert ve Kotz; bireysel çıkarlardan ziyade sosyal/grup/topluluk uyumunu vurgulayan Konfüçyüs'ün eski Çin doktrinlerinin Japon toplumunda çok etkili olduğunu, bu nedenle bireylerin uzlaşma ve anlaşmaya yönelerek hukuki ihtilaftan çekindiklerini ileri sürmektedir. Buna ek olarak tarım, dokuma, çömlekçilik, inşaat, ilaç ve tabaklama gibi üretime ilişkin pek çok kolaylık ve tekniğin Kore yarımadasından gelen göçmenler aracılığıyla Japonya'ya ulaştığı düşünülmektedir. Çeşitli noktalardan ulaşan göçmenler, Japonya'nın gelişiminde önemli ölçüde etkili olmuşlardır.
Bazı teorilere göre bazı iç ve dış etkenler göçmen akışını hızlandırmıştır. Kore'de devam eden politik belirsizlik ve karışıklıklar; Çin hanedanları, krallıkları ve diktatörlükleri arasındaki merkez güç bulma çabaları, işgaller ve diğer çekişmeler dış etkenler arasında yer almaktadır. Söz konusu kargaşalar ülkelerinden sürülen veya kaçan çok sayıda mülteci meydana getirmiştir. Japonya'ya göç edenler arasında deneyimli devlet görevlileri ve seçkin uygulayıcılar gibi ayrıcalıklı sınıftan insanlar da vardı. Bu kişiler Japon mahkemelerinde görev almış ve göçmenlerin kendisi tarafından oluşturulan resmi kademe sisteminde yer verilmiştir. Diğer hukuki mercilerin de bu dönemde getirildiğini söylemek makuldür ancak bu konuda bilgi bulunmamaktadır. Buna rağmen sistematik olmaktan ziyade parça parça olsa da söz konusu olayların Japonya'ya ilk yabancı hukuk aktarımı olduğu söylenebilir.
Bu dönemde Japon hukuku yazılı değildi ve hamdı. Ayrıca resmi hukuk sistemi oluşturmaktan da çok uzaktı. Yine de Japon toplumunun resmi olmasa da hukuk kuralları olmadan yaşamını devam ettirmesi mümkün değildi. Çin tarih kitaplarında aynı zamana ait bazı genel tanımlara bakılarak sosyal hayatı düzenleyen hukuk kurallarına ilişkin tahminler yapılabilir. Bunların en önemlisi Kraliçe Himiko'nun ikinci ve üçüncü yüzyılda yönettiği Japon ülkesi Yamatai'yi (ya da Yamato) anlatan Gi-shi-Wajin-den'dir. Bu kaynağa göre Japon yerel hukuku klan sistemine dayanmaktaydı. Her klan Japon toplumunun genel birliğini meydana getiriyordu. Klanlar geniş ailelerden oluşuyordu ve klanın başındaki şef aile üyelerinin haklarını korumakla ve suçluları cezalandırmakla görevliydi. Mahkemeler klan şeflerini etkili bir güç yapısına göre düzenlemişti ve klan sistemi aracılığıyla tüm toplum üzerinde otorite sahibiydi. Bu kuralların şekli tam olarak bilinmemektedir ama resmi güç nadiren belirlenebildiğinden yerel ve gayriresmî olarak değerlendirilmeleri mümkündür.
Bu dönemde toplumu bir bütün halinde etkili şeklide yönetebilmek için daha güçlü bir hükûmet şekli ve birbirleri ile mücadele eden klan şeflerinin gayri resmi klan hukukundan daha gelişmiş bir hukuk sistemine ihtiyaç duyulmuştur. Yamatai, şaman olması ile tanınan Kraliçe Himiko'nun liderliğinde gerekli olan gücü elde eden ilk merkezi devlet olmuştur. Bu durum Yamatai'nin birbiri ile mücadele içinde olan klanları yönetebilmesini sağlayan bir mahkeme gibi bir ilk hukuk sistemine sahip olduğu iddialarını doğurmuştur. Bunun sonucu olarak bahsedilen hukuk sisteminin klan hukuku ve mahkeme hukuku olmak üzere ilke bir ikili sistemden meydana geldiği fikrine ulaşılmaktadır. Ayrıca söz konusu hukuk sisteminin ideolojik olarak daha sonra Şintoizme dönüşen, kami adı verilen çok tanrılı şamanistik dini-politik inanca bağlı olan yerel postülat üzerine kurulu olduğu iddia edilebilir.
Söz konusu iddialara iki şart eklenebilir. İlk olarak sistematik olmasa da bazı Kore hukuku kurallarının aktarılmış olması gereklidir. Bu durum mahkemedeki rütbe sisteminde ve yerleşen göçmenlerin yerel adetlerinde görülebilir. İkinci olarak resmi hukuk, gayri resmi hukuktan açıkça ayrılmamıştır. Bunun sebebi yazılı kurallarının bulunmamasıdır. Buna rağmen merkezi hükûmet ilgilendiği sürece mahkeme hukuku yavaş yavaş resmi devlet hukuku olma yolunda ilerlemiştir. Bu sebeplerle ilkel ikili hukuk sisteminin kısmen Kore hukuku ve çoğunlukla yerel hukuk ile birlikte mahkeme ve klan hukukunu temel aldığı inkâr edilemez. İlkel olsa da ikili hukuk sisteminin bu özelliği ileri dönemde daha örganize ikili hukuk sistemine geçecek olan Japon hukuk sisteminin ilk örneğiydi.
Yeni Gelişmeler ve Günümüzde Japon Hukuku